Kısaca
- Kurtarılabilen dişi korumak, çekip yerine yenisini yaptırmaktan çoğu zaman daha iyi seçenektir.
- Çekim tek başına tedaviyi bitirmez; boşluğun doldurulması gerekir.
- Kökü kırılmış ya da çok az sağlam dokusu kalmış dişlerde çekim daha doğrudur.
Şiddetli diş ağrısı çeken birçok kişinin ilk isteği dişin çekilmesidir. Çekim ağrıyı gerçekten bitirir, ama beraberinde yeni bir sorun getirir: eksik diş. Kararı ağrının etkisiyle değil, iki seçeneğin sonuçlarını bilerek vermek gerekir.
Dişi korumanın yararları
Kendi dişiniz çene kemiğine doğal bir bağ dokusuyla tutunur; bu doku çiğneme kuvvetini algılar ve kemiği korur. Kanal tedavisi ve uygun bir restorasyonla korunan diş, yıllarca işlev görebilir. Ayrıca komşu dişler yerinde kalır ve kapanış bozulmaz.
Çekimin sonrası
Çekilen dişin yeri boş bırakılırsa komşu dişler eğilir, karşı diş uzar ve kemik erir. Bu yüzden 20 yaş dişleri dışında çekilen dişin yerine implant, köprü ya da protez yapılması gerekir. Yani çekim çoğu zaman tedavinin sonu değil, yeni bir tedavinin başlangıcıdır.
Hangi durumda kanal tedavisi?
- Diş kökü sağlam ve çevresindeki kemik yeterliyse
- Kalan diş dokusu dolgu ya da kaplamayı taşıyabilecek durumdaysa
- Diş, çiğneme ya da görünüm açısından önemli bir konumdaysa
Hangi durumda çekim?
- Kök boyunca uzanan kırık ya da çatlak varsa
- Çürük kemik seviyesinin altına inmiş ve diş restore edilemiyorsa
- İleri diş eti hastalığı nedeniyle diş desteğini yitirmişse
- Tekrarlanan kanal tedavilerine rağmen enfeksiyon iyileşmiyorsa
- Sorun yaratan 20 yaş dişlerinde
Karar nasıl verilir?
Muayene ve röntgenle dişin kurtarılma olasılığı değerlendirilir. Hekiminiz her iki yolun adımlarını, süresini ve uzun dönem beklentisini anlatır. Kurtarılma şansı düşük bir dişe ısrarla tedavi yapmak da, kurtarılabilecek bir dişi çekmek de doğru değildir; seçim bu dengeye göre yapılır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; teşhis ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetiniz varsa diş hekimine başvurunuz.